2009 yılında inşaatı tamamlanan Beydağ Barajı’nın sulama sahası kapsamındaki Küçük Menderes Ovası’nda bir yandan ana sulama kanal boru tesisi diğer yandan toplulaştırma çalışmaları devam ediyor.
            Toplulaştırma çalışmaları bilindiği üzere alfabetik sıraya göre yazarsak Bademli, Balabanlı, Bozcakaya, Büyükavlucuk, Çaylı, Emirli, Ertuğrul, Gerçekli, Gereli, Karakova, Kaymakçı, Kazanlı, Kırtepe, Kışla, Kızılcaavlu, Konaklı, Kuruçova, Küçükavlucuk, Mescitli, Ocaklı, Ovakent, Ödemiş, Örnek Çiftliği, Pirinççi, Seyrekli, Türkönü, Yeğenli ve Yolüstü olmak üzere 28 yerleşim yerinde toplam 20 bin 328 ha. alan için devam etmektedir.
            Ovamızdaki arazilerin ortalama parsel büyüklüğü 12,4 dekardır. 12 köyde ise ortalama parsel büyüklüğü 1 hektarın altındadır. Türkiye’deki tarımsal ortalama işletme büyüklüğü 60 dekar olduğu göz önüne alındığında yöremizdeki parsel büyüklüğü çok düşük kalmaktadır.
            Yapılan çalışmaya göre bir kişiye ait en fazla parsel adeti Konaklı 1,6, Bademli 1,45, Balabanlı ve Kazanlı 1,44 dür. En düşük Ödemiş merkez 0,20 adet olarak gözükmektedir. Buradan ilgililerin çıkardığı sonuç ise kadastro parsellerinin çoğunluğu en az 5 hisseli olmasıdır.
            Çeşitli nedenlerle küçülmüş, parçalara bölünmüş, verimliliği, karlılığı olması gerekenden çok aşağılarda kaldığı belirtilen rakamlardan anlaşılmaktadır. Bunu önlemenin yolu; öncelikle tarım arazilerindeki daha fazla parçalanmayı ve bozulmayı önleyici; yasal, hukuksal düzenlemeler yapmak; sonrasında da bugüne kadar oluşmuş küçülmelerin, parçalanmaların, düzensizliklerin (şekil bozuklukları gibi) iyileştirilmesidir. Bunu yapmanın yolu, arazi toplulaştırması dediğimiz çalışmanın yapılmasıdır.
Bilindiği üzere5403 sayılı Toprak Koruma Yasası ile “Bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda, bu araziler ifraz edilemez, payları üçüncü şahıslara satılamaz, devredilemez veya rehnedilemez” denilmektedir (Tarlalarda 20 dekar, bahçelerde 5 dekar). Buradan da anlaşılacağı üzere mirasa konu araziler sadece diğer hissedarlara satış veya devir yapabilirler. Bu yasa ile yeni parçalanmaların önüne geçilmesi sağlanmıştır. Mevcutların düzeltilmesi ise ancak toplulaştırma ile sağlanabileceği kuşkusuzdur.
Toplulaştırma çalışmaları sırasında yeni parselasyon planlamasında; çiftçi tercihleri de dikkate alınarak: Tarla içi hizmet yolu, sulama, drenaj gibi kamu ortak alanları için gerekli yerler ayrılır.  Her parselin yol ve sulama suyuna cephe alması sağlanır.  Sabit tesis içeren parseller eski sahiplerine verilir.  Tüm maliklerce önem içeren veya kötü konumdaki yerler aynı sahiplerine verilir.  Büyük olan parçanın yanına diğer küçük parçalar getirilir. Hasım ve hısım ilişkileri gözetilir.  Aynı yeri almak isteyenler arasında yukarıda sayılan hususlar doğrultusunda haksızlığa uğratılmayacak bir planlama yapılır. Tabi tüm bu çalışmalar esnasında arazi sahipleri ile yapılan mülakatlar çok önemlidir.
Arazi toplulaştırmasının faydaları başlıklar halinde şu şekilde sıralanmaktadır:
1-Nüfus artışı, miras, alım-satım, kiracılık, ortakçılık gibi nedenlerle ortaya çıkan arazi parçalılığı ve dağınıklılığını ortadan kaldırarak işletmelerin uygun büyüklüğe getirmektedir.
2-Çok parçalı oluşun ortaya çıkardığı tarla sınırı, yol ve su arklarından doğan arazi kayıplarını azaltmaktadır. 3-Küçük parsellerde, ekim esnasında tarla sınırına fazla yaklaşılmama nedeniyle doğacak ürün kayıplarını azaltmaktadır.4-Toplulaştırmadan sonra, parseller daha büyük ve şekilleri daha düzgün olduğundan, makineli tarım daha kolay yapılmakta ve giderlerde önemli oranda azalmalar olmaktadır. 5-Küçük parseller bir araya getirileceği için, işletme merkezi ile parseller arasındaki uzaklık kısalmakta ve buna bağlı olarak ulaşım giderleri azaldığından; zaman, işçilik ve yakıttan tasarruf sağlanmaktadır.6-Parsel sayısı azaldığı, şekilleri düzeldiği ve büyüklükleri arttığı için; tohum, gübre, ilaç gibi tarımsal girdiler, daha uygun bir düzeyde kullanılmaktadır.7-Sulama projelerinin uygulanmasında; eski, dağınık ve şekilsiz parsellerin sınırlarına bağlı kalma zorunluluğu olmayacağından, yatırım giderlerinden tasarruf sağlanmaktadır.8- Her parselin yola ve kanala sınırı olacağından sulama ve ulaşım randımanı artmaktadır.9-Parsellerde müştereklikten doğan huzursuzluklar giderilmektedir.10-Köy sınırları sabit noktalara dayandırılarak, köyler arasındaki sınır ihtilafları ortadan kalkmaktadır.11-Varsa, dağınık ve müşterek haldeki hazine arazisi birleştirilerek dağıtıma hazır hale getirilmektedir.12-Kırsal alana yönelik olarak: Çevre koruma, erozyonu önleme, ağaçlandırma, köy yenilemesi, her türlü yolların planlaması, köy imar planlarının yapılması, arazi kullanım planlarının hazırlanması gibi tüm hizmetler; toplulaştırma projeleri ile birlikte planlanıp uygulanabilmektedir.13-Proje alanlarındaki sulama projeleri gibi kamu yatırımları için gerekli araziler, proje alanına giren parsellerden uygun şekilde kesinti yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın karşılanabilmektedir.
Gerek arazilerin parsel büyüklükleri gerek ise kişi başı parsel dekar miktarının düşük olması ile arazi sahipliğinin hisseli olması nedeniyle yapılan toplulaştırma oranının yerleşimlerdeki arazi parçalanma miktarlarındaki farklılığa paralel olarak % 20-35 arasında kalacağı tahmin edilmektedir.
            Bu teknik verilerden sonra uygulamaya göz atacak olursak bu güne kadar Kışla ve Türkönü köylerinin toplulaştırma çalışmaları ve askı süreci tamamlanmış ve yapılan itirazlar üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Ertuğrul, Kurucaova, Kaymakçı ve Çaylı projeleri de tamamlanmış ve onay sürecinin arkasından askıya çıkarılacağı bildirilmiştir.
            Ovakent ve Konaklı yerleşim yerlerinde mülakatlar tamamlanmış ve halen proje çalışması devam ederken, Mescitli Köyü arazi sahipleri ile devam eden mülakat görüşmeleri 22 Haziran Cuma günü sona erecektir.
            Küçük Menderes Havzası’nda toplulaştırma oranı yerleşim yerlerine göre maksimum %35’lerde kalmasına rağmen sulama oranının %100’e ulaşacağı şekilde çalışmalar yapılmaktadır. Toplulaştırmanın yapılmaması halinde sulama oranının %60-70’lerde kalacağı düşünülmektedir.
Yine havzamızda yapılan çalışmalar sonucunda arazilerden yapılacak kesintiler yasaların azami %10 olarak belirlemesine rağmen arazinin büyülüğüne göre %3-5 arasında kaldığı ilk çalışmalarda ortaya çıkmıştır.
Sonuçlanan çalışmalarda hiçbir şekilde ev ve dam kaybının olmadığı ancak %10’luk bahçe ve sondaj kuyusu kaybı olduğu, bu kaybın büyük bölümünün ise mülakatlar sırasında onaylı olduğu görülmüştür. Bir başka değişle arazilerini bir yerde toplamak isteyen arazi sahipleri kendi rızaları ile bahçe ve sondaj kuyularından feragat edebilmektedirler.
Tüm çalışmalar sona erdiğinde toplulaştırma sahasında genişlikleri 4 ile 10 metre arasında değişen 800 km.’lik yeni yol planlaması bulunmaktadır. Drenaj kanallarının yapılması ile hendeklere olan ihtiyaç kalmayacağından bu alanlar tarıma kazandırılacağı gibi kaba tesviye ile kod farkları da azami ölçüde giderilmiş olacaktır.
Buraya kadar toplulaştırmanın iyi bir uygulama olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ama buna rağmen özellikle bazı yerleşim birimlerinde arazilerinin küçük ve hisseli olması, tarla sınırlarını belirleyen ağaçların bulunması ve bunların aynı zamanda olası sellere karşı önem taşıdığı, toprak analizlerinin neye göre yapıldığına dair ve toplulaştırma ile ilgili yeterli bilginin kendilerine aktarılmadığı yönündeki eleştirileri de bulunmaktadır.
Tüm bu kaygıları, toplulaştırma çalışmalarını yapan firma mühendisleri ve DSİ’nin ilgili sorumluları ve hatta Sayın Kaymakamımız bir dizi toplantılar yaparak gidermeye çalışmaktadır.
Aynı ilgiyi Kent Konseyi ve Ödemiş Küçük Menderes Sulama Birliği’nin de göstermesi halinde ovamızdaki toplulaştırma çalışmaları, yeni kırgınlıkların oluşmasına sebebiyet vermeden bir sosyal barış projesi olarak yeni bir başlangıca sebep olur.    
 Sulama kanallarının tamamlanması ve toplulaştırma çalışmalarının tamamlanması  ile yöremizde yaşam standartlarının, ekonomik ve sosyal açıdan olumlu yönde değişecek ve sürdürülebilir kırsal kalkınma ivme kazanacaktır.