Kamulaştırmaya karşı direnen köylüler, “Biz çapulcu değil, toprağımızın bekçisiyiz!” diyerek yetkililere seslendi.
İzmir’in Tire ilçesine bağlı Çayırlı köyü sakinleri, mevcut yol güzergahının köy yaşamını ve doğayı geri dönülmez şekilde tahrip edeceğini belirterek projeye karşı çıkıyor. 21 Şubat Cuma günü İzmir’de vali yardımcısı Hikmet Dengeşik ve Karayolları Bölge Müdürü Murat Gönenli ve ekibi ile iki ayrı görüşme gerçekleştirmişti. İki görüşmede de Tire Çayırlı köylüleri köyde yaşamaya devam etmek istediklerini , mevcut yol güzergahının başta incir, zeytin ve çam ağaçları olmak üzere köy yaşamına geri dönülmez zarar vereceği ifade edilmişti.
Zeytincilik kanununu hatırlatan ve zeytin ağaçlarının başka bir yere taşınması önerisinin gerçekçi olmadığını, kamulaştırmaya karşı dava açtıklarını, pazarlık istemediklerini anlatan köy halkı, “Daha fazla ağaç kesilmemesi ve yol güzergahının gözden geçirilmesi taleplerimizi ilettik.
Köylüler olarak yaşam ve geçim kaynaklarımızın yok edilmesini, bizi köyümüzü terk etmek zorunda bırakacak bu yolun mevcut projeye göre yapılmasını istemiyoruz. Yol yakınken geri dönülsün. İstemiyoruz. Ağaçlarımız kesilsin istemiyoruz. Göç etmek istemiyoruz. Köyümüze pazarlık için gelinsin istemiyoruz” denildi. Köylüler sabah köy meydanında toplanıp karayollarının kamulaştırma bedellerini pazarlık yapmak istediği şantiyeye yürüyüş yaptılar ve nöbete başladılar.
Kamulaştırmaya karşıyız, pazarlık istemiyoruz!”
Zeytincilik Kanunu’nu hatırlatan köylüler, zeytin ağaçlarının başka bir yere taşınması önerisinin gerçekçi olmadığını dile getirerek kamulaştırmaya karşı dava açtıklarını belirtti. Görüşmede, daha fazla ağacın kesilmemesi ve yol güzergahının gözden geçirilmesi talepleri iletildi. Köylüler, “Yaşam ve geçim kaynaklarımız yok edilmesin, köyümüzü terk etmek zorunda bırakılmak istemiyoruz. Yol yakınken geri dönülsün. Ağaçlarımız kesilmesin, göç etmek istemiyoruz, pazarlık istemiyoruz” ifadeleriyle tepkilerini dile getirdi.
Adımızı çapulcuya çıkardılar"
Sabah saatlerinde köy meydanında toplanan köylüler, kamulaştırma bedelleri için pazarlık yapmak isteyen Karayolları yetkililerinin bulunduğu şantiyeye yürüyerek giriş kapısında bekleyişe geçti. İçeriye kimseyi sokmayan köylüler, doğalarına sahip çıkmakta kararlı olduklarını belirterek, “150 senelik incir ağacımıza dokunmayın. Nefesimize, zeytinimize kıymayın. Çocuklarımızın geleceğine zarar vermeyin. Biz de bu bayrağın altında yaşıyoruz, Anadolu kadınlarına bu eziyeti yapmayın. Bizler köyü olarak satılık değiliz. diyerek tepkilerini dile getirdi. Köylülerden Fethiye Yıldırım, "Bizim adımızı çapulcuya çıkardılar. Biz çapulcu değiliz, malımızın bekçisiyiz. Cahiliz ama aptal değiliz" dedi.
Dozerin altında kalacağız ama dozeri sokmayacağız"
Ardından jandarma bölgesine giren köylüler, "Günah değil mi bize? Ben alnımın teriyle kazandım. Dozerin altında kalacağız ama dozeri sokmayacağız. Ben karnımı burada doyuruyorum. Ben bu tarlaları kredi çekip aldım. Anne baba malıyla övünmüyorum. Bu dünyada hep zenginler mi gülecek, biraz da fakirler gülsün. Yeter artık " diyerek göz yaşları içinde tepkilerini dile getirdiler.